2017 yılında Zagros’ta destan yazıldı

EYLEM RONÎ

3 kadinordulasmasi

2017 yılı gerilla açısından direniş yılı olmak kadar taktik yaratıcılığın ve yeniliğin en fazla geliştiği bir dönemdi. Bakur, Başur ve Rojava olmak üzere çetin bir savaş süreci yaşanıldı. Nice hükümetlerin bitireceğiz, kökünü kazıyacağız hayalleri onlara misliyle geri döndü. Bir kez daha gerilla iradesiyle, inancıyla,

taktik yaratıcılığla saldırı ve direniş ruhuyla TC ordusunu hezimete uğratmıştır. Tarihte Nemrut ve Firavunları geride bırakan AKP ve Erdoğan faşizmi kendi tekniğine çok güvenerek gerillayı bitirebileceği gafletini yaşadı. İskenderi’n bile geçemediği Zagroslar’ı herhalde Erdoğan unuttu ya da gaflet uykusundan daha uyanmadı. Vatan, millet ve sakarya edebiyatıyla mevzilerde psikoljisi bozulan askerlerini her gün terapi ediyor. Türk ordusu İHA ve SİHA’sız operasyonlara adım atamayan bir ordudur. 

Geçtiğimiz yıl itibariyle savaşın en çetin geçtiği sahalardan birisi de Zagros’tu. Xakurkê, Cîlo, Çarçella, Avaşîn ve Zap’ta sınırlarını sağlamlaştırma, KDP’nin parsel parsel sattığı Kürdistan topraklarında ve sınırda karakol, kalekollar yaparak kendini daha fazla hedef haline getirmiştir.

Savaş tarihimizde düşman çoğu kez Zagros’ta sınırları birbirinden koparma kendini kendisine ait olmayan topraklarda sağlamlaştırmak için her türlü savaş ahlakının dışına çıkan yol ve yöntemler kullanmıştır. 1923’teki Lozan zihniyeti neyse bugün de aynı zihniyetle karşı karşıyayız. Kürdistan’ı dört parçaya bölerek anlamsız tel örgülerini örerek, sınır taşlarını dikerek bu toprakların asıl kurucularını susturacaklarını sandılar. Şimdi artık sınır taşları çatlıyor, tel örgüleri kopuyor çünkü Lozan anlamını yitiriyor. Erdoğan eski Osmanlı hayallerinin peşine takıldıkça ülkeyi bataklığa sürüklüyor. Zagros’ta dağlarımızı, Efrîn’de ovalarımızı ve dağlarımızı bombalayarak huzur getireceği tekerlemesini papağan gibi tekrarlıyor. Kim kendi toprağında huzursuz olabilir ki! Ancak akıl tutulması yaşayan ve şuurunu yitiren birisi huzurunu yitirebilir o da paşalık derdi olan Erdoğan’dır. TC Ordusu sadece Zagros’ta değil ülke genelinde olduğu gibi bugün Efrîn’de olmak üzere tekniğe dayalı bir savaşı temel savaş taktiği olarak yürütmektedir. Yoğun keşif harekatından sonra F-16’larla araziyi vurduktan sonra ancak cesaret edip askerini indiriyor. Medya Savunma Alanları’nda gerçekleştirilen operasyonların hemen hemen hepsinde teknik ağırlıklı bir operasyon tarzı yürütüyor. Geçmişte de Türk ordusu Zagros sahasında çok kapsamlı operasyonlar yürütmüş fakat geldiği gibi geri gitmişlerdi. Yıl itibarıyla savaşın en çetin geçtiği alanlardan biri Zagros’tur. Düşman sınırları birleştirmek için bazı tepelere yönelik gerçekleştirdiği operasyonlarda neredeyse bütün tekniğini devreye koydu. Teke tek savaşta cesareti, iradesi ve savaşma gücü kalmayan Türk ordusu artık keşif ve uçak olmadan bir tepeye giremiyor. Kendi askeri tepedeyken bile F-16’larla vuran bir düşman bize şunu gösteriyor ki bu savaş Erdoğan’ın kendi iktidarını sonsuzlaştırma savaşıdır.

Önderliğimiz bundan yıllar önce “en büyük teknik insandır” belirlemesini yaptı. Dolayısıyla gerilla iradesiyle, yaratıcılığıyla, yetkin kamuflaj bilinciyle, yirmi dört saat gerillacılığı uygulamakla düşman tekniğini boşa çıkarabilir. Geçtiğimiz süreçte düşman en fazla Zagros alanında gerillaya karşı tekniği kullandı. Avaşîn’de Tepe Xude operasyonunda Zap’ta en son Xeregol operasyonunda yoğun hava harekatları düzenleyerek gerillanın iradesini soluksuz direnişini kıracağını sanmıştır. Direniş bütün Kürt kadının ve erkeğinin kimliğidir, hafızasıdır, belleğidir. Bu bellek Cîlo’da, Xakurkê’de, Çarçella’da, Avaşîn’de, Zap’ta tıpkı bugün Efrîn’de olduğu gibi tarih sayfalarına geçiyor. Avesta Xabur yoldaşın fedai ruhu, özgürlük arayışı olan tüm gerilla kadınlarında saklıdır. Nasıl ki Efrîn kadınlarının, çocuklarının ve halkının fedai çizgisinin sembolü Avesta yoldaş, Avaşîn’de Canda Kobanê, Pelin Muş, Bêrîvan Urfa, Ronahî Kobanê Zap’ta Ronak ve Seher yoldaşların taktik yaratıcılıkları savaşta profesyonel gerillacılığı yakalamanın öncüleridir.

Medya Savunma Alanları’nda YJA Star güçleri geçtiğimiz dönem, taktiğin uygulamasında belirleyici bir performans sergilemiş ve düşmanın tekniğini suikast, sabotaj ve ağır silah eylemleriyle boşa çıkartmıştır. Zap’ta Xeregol, Qalebedeve operasyonlarında düşman filolarının altında destansı bir kahramanlık sergileyen gerilla Avaşîn’de operasyonlar sonrası gerçekleşen intikam eylemleriyle önemli sonuçlar alınmıştır. Elbette kadın ordulaşması açısından önemli kazanımlar olmaktadır. Bir yandan düşman tekniği altında korkusuz cesaretli bir savaş duruşu diğer yandan gerillacılğı bütünlüklü ele almayan salt eylemle sınırlı tutan sığ yaklaşımlarımız ağır bedeller vermemize, derin acılar yaşamamıza neden olmaktadır. Gerillacılık bir yaşam felsefesidir bu felsefenin gereklerine Kuran ayeti gibi harfi harfine uymak olmazsa olmaz kuralıdır. Düşman tekniğine sıradan basit yaklaşıp hareket tarzında gevşekliğe yol açmak başarılarına gölge düşürmektir. Başarının sırrı kurallı, disiplinli ve planlı gerillacılıktan geçer. Önderliğimiz ”YAJK ordunun garantisidir” dedi. Orduda belirleyen ve teminat olmak istiyorsak anı anına gerillacılığı özümsemeli bizi darbeye açık tutan alışkanlıklarımızdan hızla gerillacılığı uygulamaktır. Hiç kimse bizler kadar Zagroslar’ın dağını, tepesini, vadisini, soğuğunu, sıcağını yağmurunu, karını, fırtınasını bilemez. Çünkü bizler bu dağların asıl sahipleriyiz her bir zirvesinde şehitlerimizin teri,  emeği ve mirası var. Bu dağlarda nasıl savaşılacağını ve direnileceğini şehitlerimiz düşmana binlerce kez göstermiştir. Dağlar Kürdün kimliğidir. Dağ ve kadın siyam ikizi gibidir. Kadının savaş tarihinde düşmana hiç açık vermeden eylemleriyle, savaş tarzıyla destan yazan binlerce kadın gerilla sembolleştirmiştir. Bêrîtanlar’dan Delaller’e, Berçemler’e, Azêler’e, Gülnazlar’a uzanan bu yolda bizi güçlendirecek ve amaca kilitleyecek büyük bir mirasa sahibiz. Dolayısıyla bu dağlarda nasıl savaşılacağını düşman bizden daha iyi bilemez. Taktik, yaratıcılık, eylemde süreklilik düşmanı zayıf düşürür. Bunu Qalebedeve operasyonunda somut gördük. Ne düşmanı abartalım ne de küçümseyelim. Başarının sırrı doğru zaman ve mekanda fırsatları kollamak düşmanın zayıflıklarını yerinde tespit etmektir.

Sonuç olarak düşmanın, ‘bitireceğiz, köklerini kazıyacağız’ edebiyatı bir slogandan öteye geçmemiş kazanan Ekinler’in, Amaralar’ın, Rojinler’in mücadelesi olmuştur.