Tutku

Güzelliktir her şeyin başlangıcı

Kalbin ve vicdanın olduğu her yerde

Haykırır hakikat savaşçıları

İşte budur gerçek

‘Gel beni bul’ der gibi

Şimdi biz dağ ve uçurum arasında

Ölüm ile yaşam arasındaki çelişkiyi yaşarken

Zilan olur tüm haykırışlar

Sonrası mı?

Sonrası yeşillenir tüm baharlar

Ben buyum, doğayım, canlıyım

Viyan’ım, Nuda’yım der.

Ana rahminden kanlar içinde

Yeni doğan bir bebek gibi sarılır yaşama

O sarıldıkça Ruken olur,

Sara, Sorxwîn, Gülnaz olur.

Ruken’in yüzü dünyaya can verir

Sara’nın saçları güneş kızıllığı karşısında

Ahenk ile dans eder

Utanır bütün yalanlar

Yıkılır bütün duvarlar

Siz güldükçe ben kaybolurum der

Sorxwin ve Gülnaz’ın gözlerindeki

Mağrur bakışlarda eriyip gider

Çünkü onlar gerçeğe tutkuludurlar

Tutku büyür, aşk olur, sevgi doğar

Bu sevgiyle Rosîda, Delila

Şinya ve Avesta büyür

Delila’nın sadeliğiyle bir fidan büyür

Fidan büyüdükçe sevgi meyvelerini dağıtır

Her bir meyvesiyle Şinya’nın

Gamzeleri daha bir güzelleşir

Çünkü yüzünde mutluluk tebessümleri oluşur

Bu bir özlem aslında

Bir haykırış

Birbirini hissetmenin en güzle yolu

Bu anlatımlarla büyür Rosîda ve Avesta

Rosîda’ya bakınca yaşam gelir aklına

Bağlılığın en sade ve temiz olanıdır aslında

Bunları görmek emek ister

Bu emekle kapıyı çalar Avesta

Bağlılığın simgesini çağrıştırır

Tüm yoldaşlara

Bende varım bu güzellikler içinde

Benim de tuzum olsun der

Sonra yine bütünleşir gerçekler

Gerçekler ve hakikat diye haykırır Neval

‘Hakikat Aşktır!’ der

Işık olmaya başlar sevginin ritimlerine

Bu kadar güzel ritimlerin bir araya gelmesiyle

Ruken doğar

Sizinle güzelleşir, sizinle Hakikate yürürüm.

Ben sizin yüreğiniz,

Siz ise benim vicdanım olursunuz

Sonra birbirimize ışık oluruz

Ve bilirim ki

Işığınızla Xantur’u cennet yaparsınız

İşte o zaman sevgiyle arşınlarız patikaları

Ruken Delila